12 Nisan 2010 Pazartesi

Halterin Kraliçesi...

taylan97

Nurcan Taylan kadınlar 48 kiloda kazandığı 3 altın madalyayı silkmede kırdığı Avrupa rekoruyla taçlandırdı. Uzun zamandır başarılarına hasret kaldığımız Halterin Kraliçesi Antalya’da düzenlenecek olan Dünya Halter Şampiyonası’nda “ben de varım” dedi. 2012 Londra Olimpiyatları sonrası spor yaşamına veda edeceğini açıklayan Taylan, kendine kulüp bulamadığı için 2008 yılında kulübünü kendi kurdu. Nurcan Taylan Gençlik ve Spor Kulübü’nün bünyesinde 5 sporcu yer alıyor. Türkiye’nin ilk bayan olimpiyat şampiyonu olmasına rağmen, kulüp ve sponsor bulmakta zorlanması ülkemizde amatör sporlara “verilen desteği” bir kez daha gözler önüne seriyor.

n16_10

Taylan biri 48 kiloda diğeri ise 53 kiloda olmak üzere iki Avrupa Gençler Şampiyonluğu’yla kariyerine başarılar elde ederek başladı. 2004 Atina Olimpiyatları ise kariyerinin en üst noktasıydı. Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu’nun halteri bırakmaları sonrası Türk Halterinde yaşanan büyük düşüşü önlemek için bir yıldıza ihtiyaç vardı. Bu da 2004 Atina’da koparmada ve toplamda dünya rekoru kıran Nurcan Taylan olacaktı. Olimpiyat tarihimiz boyunca halter ve güreş dışında madalyaya hasret kalan ülkemiz için Taylan cankurtaran gibiydi.

33932

Maalesef bu başarıları gölgede bırakacak skandallar ortaya çıkınca halterdeki düşüşümüz kaçınılmaz oldu. 2005 yılında Aylin Daşdelen, Sibel Şimşek, ve Şule Şahbaz gibi milli kadın halterciler antrenörleri Mehmet Üstündağ’ı cinsel taciz nedeniyle suçladı. Suçlamalar karşısında Taylan antrenörünün yanında yer aldı. Sporcu suçlamalarda bulunan üç arkadaşını lezbiyen olduklarını iddia ederek konuyu başka bir boyuta taşıdı. Tabi ki, suçlamalar,skandallar derken Nurcan Taylan halterden kafaca ve fiziksel açıdan uzaklaştı. Keza bu olaylar sonrası katıldığı Avrupa Şampiyonası öncesinde dopingli çıkması kötü günlerin devam ettiğinin bir işaretiydi. Diğer Avrupa Şampiyonalarında da altını boynuna asamayan Nurcan için önünde bir tek umut ışığı vardı.

Gewichtheben_4_600

O da 2008 Pekin Olimpiyatlarıydı. Gene beklenilen performansı gösteremeyen Nurcan, hem koparmada hem de silkmede sıfır çekmekten kurtulamadı. Kamuoyu Türk Halterinin gidişatını sorgular ve tartışır hale geldi. Kimilerince Naim ve Halil sonrası bir yıldız bulmuştuk ama onu da kaybediyorduk. Neredeyse bütün spor otoriteleri Nurcan’ın artık havlu attığını söylüyordu. Nurcan ise kendine olan inancını hala kaybetmemişti. Kadınlar 48 kiloda Avrupa’dan yeni bir ismin ortaya çıkamaması da Nurcan için bir avantajdı. 2009 Avrupa Şampiyonası’nda hasret kaldığı altın madalyayla tekrar tanıştı. Dünya Şampiyonası’nda bronz madalyayla yetinsek de eski Nurcan geri dönmüştü. En son ise Minsk’te düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda kazandığı 3 altın madalyayı kazanıp üstüne de silkmede Avrupa rekoru kırınca beklentilerimiz doğal olarak arttı. Nurcan’ın önünde Antalya’daki Dünya Şampiyonası ve 2012 Londra Olimpiyatları var. Umarım, bu iki organizasyonda da yüzümüze güldürecek sonuçlarla ayrılır. Halter yaşamına alışık olduğu altınlarla veda eder.

Hiç yorum yok: